O büyük şehrin bir kenara fırlatıp attığı,kaybettiği,ayak altında ezdiği şeyleri kataloglayıp koleksiyonunu yapar...Topladığı eşyaları sınıflandırıp ,akıllıca seçimlerde bulunur ;bir hazinenin üzerinde oturan paragözler gibi,Endüstri tanrıçasının dişleri arasında çiğnenirken faydalı ya da tatlı nesnelere dönüşecek olan süprüntüleri toplar.Başka insanların çirkin buldukları ya da ilgiye değer saymadıkları şeyleri(ıvır zıvır süsleri ,çocuksu ya da pop nesneleri,şehrin çerçöpünü)güzel görmeye odaklanır.Dünya ,'bakın orada' olduğu yerden çıkıp fotoğrafların içine girer.Evet hayat ,bir an yakalanıp ebediyen sabitlenen önemli ayrıntılardan ibaret değildir ama fotoğraf öyledir.
Teşekkürler Suzan...
Teşekkürler Suzan...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder